Avrupa'da Hayvan Refahı Kamu Politikası Olarak Yürütülüyor, Türkiye'de Gönüllü Çabalar Öne Çıkıyor
Avrupa ülkelerinde hayvan refahı, merkezi ve yerel yönetimlerin sorumluluğunda kurumsal politikalarla yürütülürken, Türkiye'de sahadaki çalışmalar büyük ölçüde gönüllüler ve bağışlarla sürdürülüyor.
Uzmanlar, bağış faaliyetlerinin engellenmemesi, aksine şeffaf ve denetlenebilir biçimde desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Almanya, Hollanda, İsveç ve Avusturya başta olmak üzere birçok ülkede hayvanların korunması; merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sivil toplumun tanımlı görevler üstlendiği kurumsal bir sistemle sağlanıyor.
Türkiye’de ise hayvan refahına ilişkin uygulamalar, büyük ölçüde gönüllülerin ve hayvanseverlerin sahadaki çabalarıyla sürdürülüyor.
AVRUPA ÜLKELERİNDE UYGULAMA NASIL İŞLİYOR?
Avrupa’da hayvan refahı alanında öne çıkan temel unsurlar şöyle sıralanıyor:
Hayvan refahı, ilgili bakanlıkların sorumluluğunda yürütülen resmî bir politika alanı olarak kabul ediliyor
Belediyelerin hayvanlara yönelik hizmetleri, bağımsız denetim mekanizmaları ile düzenli olarak kontrol ediliyor
Bakımevleri ve doğal yaşam alanlarına ilişkin veriler, şeffaf raporlarla kamuoyuyla paylaşılıyor
Sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler, bağış toplama ve yardım faaliyetlerini yasal çerçevede ve denetim altında sürdürebiliyor
Kamu otoritesi ile gönüllüler arasında iş birliği modeli uygulanıyor
Bu sistemde bağış faaliyetleri, kamu hizmetinin alternatifi değil; tamamlayıcı bir unsur olarak değerlendiriliyor.
TÜRKİYE’DE MEVCUT DURUM
Türkiye’de hayvanların korunmasına ilişkin yasal düzenlemeler bulunmasına rağmen, uygulamada çeşitli yapısal sorunlar dikkat çekiyor. Özellikle:
Hayvan refahına ayrılan bütçelerin ve uygulamaların kamuoyuna açık ve düzenli şekilde raporlanmaması
Bakımevlerinin kapasite, koşul ve işleyişlerine dair standart bir denetim sisteminin yeterince işletilememesi
Sahadaki yükün önemli bir bölümünün gönüllüler ve bağışlarla yürütülen çalışmalarla karşılanması
Bu tablo, hayvan refahının büyük ölçüde sivil inisiyatiflere dayandığını ortaya koyuyor.
BAĞIŞ FAALİYETLERİNİN ROLÜ
Avrupa’daki örneklerde bağış ve gönüllü destekleri, kamu hizmetlerinin etkinliğini artıran bir unsur olarak görülüyor. Türkiye’de de benzer şekilde, bağış yoluyla yürütülen faaliyetler:
Tedavi, beslenme ve bakım hizmetlerinin sürekliliğini sağlıyor
Belediyelerin yetişemediği alanlarda hayati katkı sunuyor
Hayvan refahı çalışmalarının sahada kesintiye uğramasını önlüyor
Uzmanlar, bağış toplayan hayvanseverlerin faaliyetlerinin engellenmesi yerine, şeffaflık ve denetim esaslarıyla desteklenmesinin, kamu yararı açısından daha sağlıklı bir model olacağı görüşünde birleşiyor.
KURUMSAL VE SİSTEMSEL BİR İHTİYAÇ
Hayvan refahı konusunda Avrupa ile Türkiye arasındaki temel fark, yaklaşım biçiminde ortaya çıkıyor. Avrupa’da hayvanların korunması kurumsal bir devlet görevi olarak ele alınırken, Türkiye’de sistemin önemli bir kısmı gönüllü katkılarla ayakta tutuluyor.
Uzmanlara göre, bağış faaliyetlerinin ve gönüllü çalışmaların yasal güvence altına alınması, kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde yürütülmesi ve düzenli denetlenmesi, hayvan refahı alanında daha sürdürülebilir bir yapının önünü açabilir.
Yorumlar
Avrupa'da Hayvan Refahı Kamu Politikası Olarak Yürütülüyor, Türkiye'de Gönüllü Çabalar Öne Çıkıyor haberi ile ilgili yazılan yorumlar